GÜNEŞ KORUYUCU

GÜNEŞ KORUYUCU

Güneş koruma faktörü

1978 yılında Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) güneş koruma faktörü (Sun Protection Factor) anlamına gelen SPF ‘i UVB güneş koruması etkinlik ölçütü olarak kabul etmiştir. Güneş koruma faktörü (SPF) güneş altında yanmadan ne kadar süre kalınabileceğini ifade etmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta güneş ışığının şiddetidir. Yani güneş ışığına maruz kalma süresi değil miktarı önem taşımaktadır. Güneş ışınlarının eğik geldiği , nem miktarının düşük olduğu zamanlarda örneğin 10 dakikada yanık oluşturma olasılığı bulunan hava koşulunu ele alırsak 15 X 10 dk = 150 dakika koruma sağlar anlamına gelmektedir.

Başka bir değişle anlatmak gerekirse sabah saat 9’da 1 saat yanmaksızın açık havada kalabilirken öğleden sonra saat 1’de 10 dakika ancak koruma sağlar diyebiliriz.

Korunma faktörüne cilt tipi, güneş koruyucuyu uygulama miktarı, havadaki nem oranı, içinde bulunulan faaliyet (fiziksel aktivitede artar) gibi etkenler etki eder. Kısaca özetlemek gerekirse; SPF güneş altında ne kadar süre kalınacağı anlamında süreyi yansıtmaz , farklı güneş koruyucular tarafından sağlanan güneş yanığı koruma seviyesini karşılaştırmasını sağlar.

SPF daha çok UVB ışınları için bir belirteç olup UVA ışınlarına karşı korumaya karşı henüz standart bir koruma faktörü belirlenmemiştir. UVA ışınları yaşlanmadan sorumludur ve derin dokulara kadar ulaşıp hücresel hasar verir. Hem UVB hemde UVA koruma sağlayan formulasyonlarda SPF değeri yanında geniş spektrum terimi tercih edilir.

Geniş spektrumlu güneş koruyucular formulasyonlarında mineral ve kimyasal filtreler bulundurmaktadır. Güneş filtrelerinin yanısıra anti oksidan özelliği bilinen vitaminlerin kullanımı UVA ışınlarının cilt alt katmanlarına ulaşması neticesinde sebep oldukları serbest radikal oluşumuna karşı engelleyici etki oluşturur. Bu amaçla C ve E vitamini kullanılır.

İyi bir güneş koruyucu formulasyonunda tüm bu içeriklerin cildin en çok zarar gören üst tabakasına tutunmaları önem taşır.

İpek proteini yapısal olarak 18 aminoasitten oluşan keratin dokuyla aynı yapıya sahip olup epidermisin üst katmanına tutunur. Burada ince fakat çok sağlam bir bariyer oluşturan ipek proteinleri UV ışınlarını üzerinde tutarak cildin alt katmanlarına ulaşmasına engel olur. Aynı zamanda formulasyona verdiği etkiyle homojenizasyonu artırarak cilt yüzeyinde eşit bir koruma yaratır.

İpek proteinin fiziksel filtreler ile kullanımında homojen UVB korumanın yanısıra UVA içinde etkin bir koruma sağladığı tesbit edilmiştir. Güçlü bir UV tutucu özellik taşıyan İpek proteini yeni nesil güneş koruyucular içinde çok önemli bir filtrasyon ajanı olarak Therasilk® güneş kreminde özel formulasyonuyla yer almaktadır.